KUVVA-YI MİLLİY... 的个人资料YA RABBİ; İŞİTTİK VE ...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
ZEKERİYA ÖZ ERGENEKON SAVCISI
ZEKERİYA ÖZ
![]() İşte Zekeriya Öz’ün bulduğu bazı Ergenekon tanıkları
ve bu tanıkların sicilleri…
![]() Haham Tuncay Güney;Çorum'un Kargı ilçesi nüfusuna kayıtlı.1972 doğumlu.2001'de aldığı 10 yıllık ABD vizesiyle, 7 yıldır New York'ta yaşıyor. Tuncay Güney, CIA denetimindeki "New York Institutes" adlı web sitesinin
Genel Yayın Yönetmeni!
Babası, Tuncay Güney çok küçükken ölüyor. Yetim ve yoksul. Çorum'da okurken İmam Hatip Lisesi'nde "ağabeyler" tarafından fark ediliyor. İstanbul'a getiriliyor. Ünlü "babalar ve oğullar" uygulamasına maruz kalıyor. Kişiliği yok ediliyor. Suç işleyecek bir makine haline getiriliyor. Irzına geçilerek eşcinsel yapılıyor. Önce İsmailağa dergahına yerleştiriliyor. Sonra hızla ilerliyor ve Fethullah Gülen tarikatına dahil oluyor. 1989-1991 yılları arasında Fethullah Gülen'in özel kalemi olarak cemaatte görev yapıyor. Altunizade'deki FEM Dersanesi'nin en üst katındaki Fethullah'ın bürosunda randevuları o düzenliyor. Görüşmelere katılıyor. Samanyolu televizyonunun kurulmasını sağlayan ekipte yer alıyor. O dönemde Samanyolu televizyonunda programlar yapıyor. Zamanın Başbakanı Tansu Çiller ve Bülent Ecevit'i bile programına konuk ediyor. 1993-1996 yıllarında Akşam gazetesinde muhabirliğe başlıyor. 1998 Ocak'ında yayın hayatına başlayan haftalık Strateji dergisinin Haber Koordinatörü görevini yürütüyor.Şu anda Kanada da bir sinagogda Hahamlık yapmakta... Mehmet Eymür;Eski MİT Kontr Terör Merkezi Başkanı. Tescilli bir İşçi Partisi ve Doğu Perinçek düşmanı. Eymür’ün bu düşmanlığı boşa değil. Zira İşçi Partisi ve Perinçek, Eymür ve ekibinin CİA ve MOSSAD bağlantılı olduğunu ortaya çıkarmıştı. Eymür, MİT’ten uzaklaştırıldı, MİT’e ait gizli bilgileri yurtdışına kaçırmaktan yargılandı. Eymür’ün “Bizi iki kere felce uğrattılar” dediği iki olaysa şunlar. Birincisi Aydınlık’ın 1978-80 arasında yaptığı Türkiye’de devlet içine odaklanmış CIA-MOSSAD bağlantılı unsurlara karşı yürüttüğü aydınlatma faaliyeti. İkincisi, 1987-88 yıllarındaki MİT raporu olayı. Aydınlıkçıların o zaman çıkardığı 2000’e doğru dergisinde Türkiye’yi bölmeye yönelik ayrılıkçı faaliyet ve CIA-MOSSAD bağlantıları, bu faaliyetlerin Türkiye’de devlet içine yerleştirilmiş bazı istihbarat unsurlarının mafya-tarikat bağlantıları hakkındaki yayınlar. Ve arkasından Susurluk’a kadar uzanan bir süreç… Bu yayınlarda Mehmet Eymür ve ustası Hiram Abas’ın yabancı istihbarat örgütleriyle ilişkileri, Abdullah Çatlı ile irtibatları, bazı adı sol örgütleri nasıl yönettikleri bütün yönleriyle açığa çıkarılmıştı.
![]() Hanefi Avcı;Susurluk kazası olduğu sırada Emniyet İstihbarat Daire Başkan Vekili’ydi. Kaza sonrası Mehmet Ali Birand’ın 32’nci gün programına çıkarak, Susurluk sonrası ortaya çıkan yapının sorumlusu olarak orduyu göstermiş ve orduya yönelik suçlamalarda bulunmuştu. Avcı daha sonra, MİT ve Genelkurmay'la mahkemelik oldu. Avcı, Genelkurmay'ın suç duyurusu üzerine Ankara DGM’ce tutuklanıp, Ayaş Cezaevi’ne gönderilmişti. Avcı cezaevinden çıktıktan sonra emniyetteki görevine geri dönmüştü. AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte yeniden sahneye çıkan Avcı, Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire başkanlığı’na terfi ettirilmişti. Avcı, “Ergenekon’da tanıklık yapmak” gibi karanlık işleri sürdürebilmek için merkezden sütre gerisine çekildi. Osman Yıldırım Danıştay cinayeti sanığı ama Öz’e göre tanık. Danıştay saldırısıyla ilgili olarak sorgulamasında sürekli farkı ifadeler verdiği tespit edilmiş ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “beyanlarına itibar edilecek biri değildir” denmiş. Mahkeme kararı açıklanırken de “şeriat isterim”, “o İngiliz piçinin kurduğu cumhuriyeti başınıza yıkacağım” diyerek mahkeme üyelerini tehdit etmişti… İşte savcı Zekeriya Öz’ün kendi iddialarını doğrulatmak için bulduğu tanıklar…
PKK'lı Gizli Tanık;Ergenekon iddianamesinin 441 klasörlük ekinde gizli tanık olarak dinlenen ve PKK itirafçısı olan H.B’nin kimliği deşifre oldu. Belgeler arasında yer alan evraka göre, Gaziantep Cezaevi’nde hükümlü olan H.B. “gizli tanık” olarak dinlendi. Oysa 8 Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe giren Tanık Koruma Kanunu gereğince gizli tanığın isminin gizlenmesi gerekiyordu.
Terör örgütünün yöneticisi olmak suçundan Gaziantep Cezaevi’nde hükümlü bulunan H.B.’nin gizli tanık olarak dinlenmesi için savcı Zekeriya Öz, 5 Haziran 2008 tarihinde “çok acele” başlığıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı gönderdi. Ergenekon iddianamesinin gizli tanığı olduğu, yazışmaların iddianamenin eklerine konulması ile ortaya çıkan H. B., 12 Eylül darbesinin ardından Gaziantep Cezaevi'nde 11 yıl yattıktan sonra Öcalan’ın köylüsü olması nedeniyle ağabeyi gibi o da Öcalan’ın yanına gitti. Ağabeyinin öldürülmesinden sonra Öcalan, kardeşi H. B.’yi yanından hiç ayırmadı. Çok önemli toplantılarda H. B. Öcalan ile hep aynı fotoğraf karelerinde yer aldı. Öcalan’ın kara kutusu olarak bilinen H. B., 2003 yılında PKK terör örgütünden ayrılarak Almanya’da yaşamaya başladı.
10 Ekim 2005 tarihinde oturma iznini uzatmak için polise giden H.B. tutuklandı. 11 Ekim 2005 tarihinde mahkemeye çıkartılan H.B'nin, 21 Ekim 2005 tarihinde de Türkiye’ye iadesine karar verildi.
Zekeriya Öztürk; Teğmenken Hristiyan olmuş, kiliseye gitmişliği ve haç taşımışlığı var. Üzerinde MİT'e, İran ve Barzani yönetimlerine ve çeşitli gizli örgütlere ait 10 kadar kimlik taşıyor. Askeri çevrelerden alınan bilgiye göre, yüzbaşı rütbesindeyken paranoyak tavırları ve davranış bozuklukları nedeniyle TSK'nın adını lekelememesi için ordudan istifaya zorlanıyor. Kendisini "emekli binbaşı", halen de TSK'ya ilişkili ve esrarengiz görevler yürüten biri gibi tanıtıyor…
M. Zekeriya Öztürk, Danıştay suikastından sonra şöhret oldu.
Öztürk, MİT Kontr-Terör Merkezi Başkanı Mehmet Eymür Tarafından Ulusal kanala gönderildi.Altı ay Ulusal Kanal'da çalıştı. Bu sırada ŞÜpheli Hareketleriyle dikkat çekmeye başladı.Özellikle İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in çevresine sızma çabasıyla dikkat çekti. Mitinglerde Perinçek'in yanında fotoğraf vermek için büyük gayret gösterdi! Altı ayın sonunda Ulusal Kanal'dan çıkarıldı ve hemen soluğu MİT İstanbul Bölge'de aldı.
Öztürk'ün İşçi Partisi'yle ilgili faaliyeti bununla sınırlı değil. Ulusal Kanal'dayken Parti yönetimine girmek için büyük çaba harcayan Öztürk, ilişiği kesildikten sonra Zaman gazetesinde boy gösterdi. Elbette Perinçek ve İşçi Partisi hakkında yalan bilgiler vermek üzere. 31 Temmuz 2006 tarihli Zaman'ın Öztürk'le görüşmeye attığı başlık şöyleydi: "Perinçek'in sağ kolu: İşçi Partisi içinde hâlâ PKK yanlısı bir yapı var"! Ergenekon tezgahını iyi anlayabilmek için Zekeriya Öztürk gibilerini kullanan merkezi doğru analiz etmek gerekiyor. 引用通告引用此项的网络日志
|
|
|