KUVVA-YI MİLLİY...'s profileYA RABBİ; İŞİTTİK VE ...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
NURETTİN VEREN'İN İTİRAFLARIKim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin;
eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin;
buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun.
Bu da imanın en zayıf derecesidir.
HZ. MUHAMMED (SAV)
AKTİF ZİYARETÇİ
NURETTİN VEREN
KİMDİR ?
![]() ![]() ![]() NURETTİN VEREN'DEN
ŞOK ŞOK ŞOK
AÇIKLAMALAR
VİDEO AÇILMADIYSA BURAYA TIKLA
![]() Nurettin VEREN, Fethullah GÜLEN'in “sırlarını”
neden ifşa ettiğini şöyle açıklıyor: “Hem bütün yetkililere hem de bütün samimiyeti ile Allah, vatan ve millet için fedakarlık yapan genç kuşaklara, olayların gerçek yüzünü açıklamaya başladım. Şirk ve dikta sistemi ile, yobazlık ve meczupluk haline getirilmek istenen, tek adam, tek lider ve kontrolsüz güç haline gelen bu durumu gözler önüne sererek, Hoşgörü, diyalog ve uzlaşma diyerek kendini ve kitleleri yozlaştırmaya hayır diyorum.”
ABD’nin askeri oldu
"Hastalık yalanı ve bahanesi ile bunu izah etmeye kalkışması ise, kendisine karşı ciddi güvensizlik oluşturarak korkunç tartışmaları ve kavgaları daha büyük boyutlara taşıdı" diyen Veren, bu gelişmeler sonucunda Gülen’in Türk Cumhuriyetleri’ne başlattığı eğitim seferberliğinin, Amerikan akıncısı ve taşeronu olma şekline dönüştüğünü belirtiyor. Veren, Gülen’in elindeki tüm imkanları ABD için kullandığını da ifade ederek şunları söylüyor:
“Zaman gazetesi, Samanyolu TV ve bütün cemaate ABD yandaşlığı ve faydaları istikametinde iç bünyede brifingler ve fısıltılı gizli toplantılar düzenleyerek telkin edildi. Bu işe karşı çıkanlar ise; değişik tehdit, ciddi ödüllendirme veya yurt dışına tayin metotları ile dağıtıldı. Bu husustaki girişimlerim ve kendisi ile olan tartışmalarım bir netice vermedi. Ayrıca ciddi ölüm tehditleri ve bütün cemaatin boykotu ile üzerime gelindi.”
Bakanlar olayı kapattı
Veren, bu tartışmalar sonucunda kendisinin ölüm fermanın bizzat Fethullah Gülen tarafından imzalandığını iddia ederek, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve Sanayi Bakanı Ali Coşkun’a, eski dava arkadaşları oldukları için bir mektup yazdığını ifade ediyor. Mektupta, can güvenliği ve koruma talep ettiğini, ama bu bakanların siyasi kaygıları dolayısıyla mektubu görmezlikten gelerek, olayları kapatmak istediklerini belirtiyor.
![]() Sayfanı Da Destekle GLADYO TERÖR ÖRGÜTGLADYO'NUN KANLI TARİHİ
VE
ERGENEKON TERTİBİ
--- BELGESEL ---
55 DAKİKA DA TÜM GERÇEKLERİ ÖĞRENİN
VİDEO AÇILMADI YADA TAKILIYOR DİYORSANIZ BURAYA TIKLAYIN :)
GLADYO GİZLİ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN
DİĞER NATO ÜLKELERİNDEKİ İSİMLERİ
YUNANİSTAN=KUZU POSTU
TÜRKİYE=KONTRGERİLLA+SÜPER NATO
FRANSA =RÜZGAR GÜLÜ
İTALYA =GLADYO
GLADYO'NUN TÜRKİYEDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ
BAZI BÜYÜK OPERASYONLAR
TSK'NIN NATO ÜYELİĞİYLE ORDU İÇİNE ÖRGÜTLENEN GLADYO 1991'DEN İTİBAREN ORDUNUN ABD'YE KARŞI TAVIR ALMASIYLA BİRLİKTE TSK DAN TASVİYE EDİLDİ.GLADYO POLİS TEŞKİLATI İÇİNDE FETHULLAHÇI YAPILANMAYLA KENDİSİNE TEKRARDAN DEVLET İÇİNDE YER EDİNDİ.
O YÜZDEN GLADYO NUN ADI ARTIK FETHULLAHÇI GLADYO OLMUŞTUR...
Yapılan tespitlere göre Polis içindeki 57 Üst düzey Fethullahçı Gladyonun konumları şöyledir;
4 daire başkanı
11 daire başkan yardımcısı
32 şube müdürü
3 başkomiser
3 öğretim üyesi
3 çeşitli görevlerdeki yönetici.
Emniyetin vatansever kadrosu da, onları yakından biliyor. Eski İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü, Polis Okulları birincisi Adil Serdar Saçan, yapılan ERGENEKON operasyonun Emniyet içerisindeki "F tipi" örgütlenmeyle bağlantılı olduğunu belirtti ve Ramazan Akyürek'in hâlâ görevde olmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı. ZEKERİYA ÖZ ERGENEKON SAVCISI
ZEKERİYA ÖZ
![]() İşte Zekeriya Öz’ün bulduğu bazı Ergenekon tanıkları
ve bu tanıkların sicilleri…
![]() Haham Tuncay Güney;Çorum'un Kargı ilçesi nüfusuna kayıtlı.1972 doğumlu.2001'de aldığı 10 yıllık ABD vizesiyle, 7 yıldır New York'ta yaşıyor. Tuncay Güney, CIA denetimindeki "New York Institutes" adlı web sitesinin
Genel Yayın Yönetmeni!
Babası, Tuncay Güney çok küçükken ölüyor. Yetim ve yoksul. Çorum'da okurken İmam Hatip Lisesi'nde "ağabeyler" tarafından fark ediliyor. İstanbul'a getiriliyor. Ünlü "babalar ve oğullar" uygulamasına maruz kalıyor. Kişiliği yok ediliyor. Suç işleyecek bir makine haline getiriliyor. Irzına geçilerek eşcinsel yapılıyor. Önce İsmailağa dergahına yerleştiriliyor. Sonra hızla ilerliyor ve Fethullah Gülen tarikatına dahil oluyor. 1989-1991 yılları arasında Fethullah Gülen'in özel kalemi olarak cemaatte görev yapıyor. Altunizade'deki FEM Dersanesi'nin en üst katındaki Fethullah'ın bürosunda randevuları o düzenliyor. Görüşmelere katılıyor. Samanyolu televizyonunun kurulmasını sağlayan ekipte yer alıyor. O dönemde Samanyolu televizyonunda programlar yapıyor. Zamanın Başbakanı Tansu Çiller ve Bülent Ecevit'i bile programına konuk ediyor. 1993-1996 yıllarında Akşam gazetesinde muhabirliğe başlıyor. 1998 Ocak'ında yayın hayatına başlayan haftalık Strateji dergisinin Haber Koordinatörü görevini yürütüyor.Şu anda Kanada da bir sinagogda Hahamlık yapmakta... Mehmet Eymür;Eski MİT Kontr Terör Merkezi Başkanı. Tescilli bir İşçi Partisi ve Doğu Perinçek düşmanı. Eymür’ün bu düşmanlığı boşa değil. Zira İşçi Partisi ve Perinçek, Eymür ve ekibinin CİA ve MOSSAD bağlantılı olduğunu ortaya çıkarmıştı. Eymür, MİT’ten uzaklaştırıldı, MİT’e ait gizli bilgileri yurtdışına kaçırmaktan yargılandı. Eymür’ün “Bizi iki kere felce uğrattılar” dediği iki olaysa şunlar. Birincisi Aydınlık’ın 1978-80 arasında yaptığı Türkiye’de devlet içine odaklanmış CIA-MOSSAD bağlantılı unsurlara karşı yürüttüğü aydınlatma faaliyeti. İkincisi, 1987-88 yıllarındaki MİT raporu olayı. Aydınlıkçıların o zaman çıkardığı 2000’e doğru dergisinde Türkiye’yi bölmeye yönelik ayrılıkçı faaliyet ve CIA-MOSSAD bağlantıları, bu faaliyetlerin Türkiye’de devlet içine yerleştirilmiş bazı istihbarat unsurlarının mafya-tarikat bağlantıları hakkındaki yayınlar. Ve arkasından Susurluk’a kadar uzanan bir süreç… Bu yayınlarda Mehmet Eymür ve ustası Hiram Abas’ın yabancı istihbarat örgütleriyle ilişkileri, Abdullah Çatlı ile irtibatları, bazı adı sol örgütleri nasıl yönettikleri bütün yönleriyle açığa çıkarılmıştı.
![]() Hanefi Avcı;Susurluk kazası olduğu sırada Emniyet İstihbarat Daire Başkan Vekili’ydi. Kaza sonrası Mehmet Ali Birand’ın 32’nci gün programına çıkarak, Susurluk sonrası ortaya çıkan yapının sorumlusu olarak orduyu göstermiş ve orduya yönelik suçlamalarda bulunmuştu. Avcı daha sonra, MİT ve Genelkurmay'la mahkemelik oldu. Avcı, Genelkurmay'ın suç duyurusu üzerine Ankara DGM’ce tutuklanıp, Ayaş Cezaevi’ne gönderilmişti. Avcı cezaevinden çıktıktan sonra emniyetteki görevine geri dönmüştü. AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte yeniden sahneye çıkan Avcı, Emniyet Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire başkanlığı’na terfi ettirilmişti. Avcı, “Ergenekon’da tanıklık yapmak” gibi karanlık işleri sürdürebilmek için merkezden sütre gerisine çekildi. Osman Yıldırım Danıştay cinayeti sanığı ama Öz’e göre tanık. Danıştay saldırısıyla ilgili olarak sorgulamasında sürekli farkı ifadeler verdiği tespit edilmiş ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “beyanlarına itibar edilecek biri değildir” denmiş. Mahkeme kararı açıklanırken de “şeriat isterim”, “o İngiliz piçinin kurduğu cumhuriyeti başınıza yıkacağım” diyerek mahkeme üyelerini tehdit etmişti… İşte savcı Zekeriya Öz’ün kendi iddialarını doğrulatmak için bulduğu tanıklar…
PKK'lı Gizli Tanık;Ergenekon iddianamesinin 441 klasörlük ekinde gizli tanık olarak dinlenen ve PKK itirafçısı olan H.B’nin kimliği deşifre oldu. Belgeler arasında yer alan evraka göre, Gaziantep Cezaevi’nde hükümlü olan H.B. “gizli tanık” olarak dinlendi. Oysa 8 Ocak 2008 tarihinde yürürlüğe giren Tanık Koruma Kanunu gereğince gizli tanığın isminin gizlenmesi gerekiyordu.
Terör örgütünün yöneticisi olmak suçundan Gaziantep Cezaevi’nde hükümlü bulunan H.B.’nin gizli tanık olarak dinlenmesi için savcı Zekeriya Öz, 5 Haziran 2008 tarihinde “çok acele” başlığıyla Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir yazı gönderdi. Ergenekon iddianamesinin gizli tanığı olduğu, yazışmaların iddianamenin eklerine konulması ile ortaya çıkan H. B., 12 Eylül darbesinin ardından Gaziantep Cezaevi'nde 11 yıl yattıktan sonra Öcalan’ın köylüsü olması nedeniyle ağabeyi gibi o da Öcalan’ın yanına gitti. Ağabeyinin öldürülmesinden sonra Öcalan, kardeşi H. B.’yi yanından hiç ayırmadı. Çok önemli toplantılarda H. B. Öcalan ile hep aynı fotoğraf karelerinde yer aldı. Öcalan’ın kara kutusu olarak bilinen H. B., 2003 yılında PKK terör örgütünden ayrılarak Almanya’da yaşamaya başladı.
10 Ekim 2005 tarihinde oturma iznini uzatmak için polise giden H.B. tutuklandı. 11 Ekim 2005 tarihinde mahkemeye çıkartılan H.B'nin, 21 Ekim 2005 tarihinde de Türkiye’ye iadesine karar verildi.
Zekeriya Öztürk; Teğmenken Hristiyan olmuş, kiliseye gitmişliği ve haç taşımışlığı var. Üzerinde MİT'e, İran ve Barzani yönetimlerine ve çeşitli gizli örgütlere ait 10 kadar kimlik taşıyor. Askeri çevrelerden alınan bilgiye göre, yüzbaşı rütbesindeyken paranoyak tavırları ve davranış bozuklukları nedeniyle TSK'nın adını lekelememesi için ordudan istifaya zorlanıyor. Kendisini "emekli binbaşı", halen de TSK'ya ilişkili ve esrarengiz görevler yürüten biri gibi tanıtıyor…
M. Zekeriya Öztürk, Danıştay suikastından sonra şöhret oldu.
Öztürk, MİT Kontr-Terör Merkezi Başkanı Mehmet Eymür Tarafından Ulusal kanala gönderildi.Altı ay Ulusal Kanal'da çalıştı. Bu sırada ŞÜpheli Hareketleriyle dikkat çekmeye başladı.Özellikle İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in çevresine sızma çabasıyla dikkat çekti. Mitinglerde Perinçek'in yanında fotoğraf vermek için büyük gayret gösterdi! Altı ayın sonunda Ulusal Kanal'dan çıkarıldı ve hemen soluğu MİT İstanbul Bölge'de aldı.
Öztürk'ün İşçi Partisi'yle ilgili faaliyeti bununla sınırlı değil. Ulusal Kanal'dayken Parti yönetimine girmek için büyük çaba harcayan Öztürk, ilişiği kesildikten sonra Zaman gazetesinde boy gösterdi. Elbette Perinçek ve İşçi Partisi hakkında yalan bilgiler vermek üzere. 31 Temmuz 2006 tarihli Zaman'ın Öztürk'le görüşmeye attığı başlık şöyleydi: "Perinçek'in sağ kolu: İşçi Partisi içinde hâlâ PKK yanlısı bir yapı var"! Ergenekon tezgahını iyi anlayabilmek için Zekeriya Öztürk gibilerini kullanan merkezi doğru analiz etmek gerekiyor. F TİPİ KADROLAŞMA![]() ![]() Fethullah sicilli İstihbarat daire Başkanı Ramazan Akyürek, Dink Suikastı azmettiricilerinden Erhan Tuncel'in yıpratılmasına üzüldüğünü söyledi. Tuncel, Mc Donalds bombalamasının ardından Ramazan Akyürek tarafından polis muhbiri yapılmıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in Hrant Dink Cinayeti Alt Komisyonu'na verdiği ifadede, müebbet hapis istemiyle yargılanan emniyet muhbiri Erhan Tuncel'in yıpratılmasına üzüldüğünü söylediği ortaya çıktı. ORGANİZE SUÇLAR
İSTANBUL ŞUBE ESKİ MÜDÜRÜ ADİL SERDAR SAÇAN AÇIKLIYOR: "Ben F Tipi örgütten bahsediyorum. İstihbarat Dairesi, Terör Dairesi, Kaçakçılık Dairesi ve Eğitim Dairesi'nde örgütlenmiş durumdalar ve illerin istihbarat teşkilatları bunların elinde. Teknik dinleme yapan polis birimleri tamamen bunların elinde. Dinlemeyi polis mi yapıyor, yoksa polis üniforması giymiş F tipi adam mı yapıyor? Bunu merak eden savcı varsa ben onları isim isim veririm." 18 yıl boyunca emniyet teşkilatında çeşitli görevler üstlenen Saçan açık konuştu: "yaşanan gelişmeler Emniyet içinde yuvalanmış Fethullahçı kadrolar tarafından örgütleniyor". Saçan, tertibin başındaki ismi de veriyor: 1978-79 yıllarında Polis Koleji'ndeki polis adaylarını Işık Evleri'ne götüren, bugünün Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek. Türkiye'de ilk Kaçakçılık ve Organize Suçlar Müdürlüğü 1998 yılında kuruldu. Müdürlüğün İstanbul'daki şubesinin kurucusu Adil Serdar Saçan. 5 yıllık görev süresince Ömer Lütfi Topal cinayeti, Malki cinayeti, Korkmaz Yiğit, Albayraklar Holding, İGDAŞ, Akbil ve İSTAÇ gibi operasyonları yürüten Saçan, AKP'nin iktidar olmasıyla birlikte görevden alındı. Saçan'ın ifadesine göre bunun nedeni, "Emniyetteki irticai kadrolaşmaya karşı olması" Adil Serdar Saçan'la Danıştay'a yapılan saldırısı sonrası, hükümet yetkilileri ve kimi basın organları tarafından ulusalcılara karşı yapılan psikolojik savaşı görüştük. Saçan'la yaptığımız ilk telefon görüşmesinde, gazete sayfalarına yansıyan iddialarla ilgili görüşünü sorduk. 18 yıl boyunca emniyet teşkilatında çeşitli görevler yürüten Saçan lafını "eveleyip-gevelemeden" söyledi: "Danıştaya yapılan saldırı sonrası yaşanan "kamuoyunu yönlendirme" faaliyetini emniyet içindeki Fethullahçı yapılanma örgütledi. Bu örgütlenmenin başında emniyet istihbarat daire başkanı Ramazan Akyürek bulunuyor. TSK DÜŞMANLARIHER TAŞIN ALTINDA
FETULLAH GÜLEN VAR
ORDU DÜŞMANI 4 BİN TRAJLI
TARAF GAZETESİNİN FİNANSÖRÜ FETULLAH !!!
PSİKOLOJİK SAVAŞIN KARARGÂHI
Haziran’dan itibaren Taraf gazetesi, hemen her gün TSK’ya karşı bir yalan uydurup manşetine taşıdı.
İşte birkaç manşet “haber”:
- Genelkurmay’ın yeni kontrgerilla planı (2 Haziran). - Asker- Rektör kumpası (8 Haziran). - Yakında darbe olacak (10 Haziran). - Genelkurmay’ın Türkiye’yi biçimlendirme planı (20 Haziran). - Dağlıca baskını biliniyordu (25 Haziran). FETULLAH & TARAF İLİŞKİSİ
Taraf’ı çıkaran Alkım Gazetecilik, 1992’ye kadar küçük bir yayıneviyken ve batma noktasındayken birdenbire durumu düzeltti. Alkım Yayınevi’nin borçlarını Fethullah bağlantılı Albaraka Türk çekleriyle ödemesi yayıncıların dikkatini çekmişti.
AKP iktidarıyla birlikte ise “kanatlandılar”! Arslan kardeşler, Brüksel’de büro açıp AB’yle de ilişkiye geçtiler… Fethullahçı gladyo TSK’ya karşı Ergenekon operasyonunu başlatırken, Pentagon, Taraf için de düğmeye bastı.Yasemin Çongar, Amerika’dan görevli olarak gönderildi. Burada, ABD İstanbul Başkonsolosluğu kolları sıvadı. “Vatanı bir kadın memesine satarım” sözüyle meşhur Ahmet Altan, 30 bin YTL maaşla gazetenin kuruluş görevini üstlenmesi için ikna edildi. İLK DESTEK FETULLAH CEMAATİNDEN “Kimse Yok mu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği”, şimdi 5 kıtada faaliyet yürütüyor, katrilyonlara hükmediyor. Taraf’ın tanıtım ilanları da Fethullahçı Zaman gazetesi tarafından yayımlandı. Hem Zaman, hem Fethullah’ın diğer yayın organı Aksiyon, Ahmet Altan ve Yasemin Çongar röportajlarıyla gazetenin tanıtımını yaptı. Taraf’ın iki de transferi var Zaman’dan. Biri, bildiğiniz Etyen Mahçupyan, öbürü Gülen bursuyla Amerika’da eğitim gören Leyla İpekçi. FETHULLAHÇI İSTİHBARATIN
PSİKOLOJİK SAVAŞ BÜLTENİ
Taraf işin öylesine göbeğindeydi ki, sanık avukatlarına gösterilmeyen “belgeler” Fethullahçı gladyo tarafından Taraf’a servis ediliyordu. Bunların en çarpıcısı, baskından önce Alkım Yayınları’nın Ankara’daki bürosundan Taraf’a fakslandığı anlaşılan “Yargıtay Krokisi” belgesiydi… Fethullah, Taraf’ı yalnız parayla değil, kirli haberlerle de besliyor. Taraf, Fethullahçı istihbaratçıların servis ettiği haberlerle çıkıyor. Emniyet’te yuvalanmış F tipi istihbararatçıların basın bülteni gibi. Ahmet Altan’ın medyayı peşlerinden sürükleme iddiasıyla, “Babıâli’nin kimyasını değiştireceğiz!” sözleri böylece anlam kazanıyordu. Gazete hem F tipi istihbaratçıların yürüttüğü psikolojik savaşın aracı misyonunu yürütüyor, hem de haber kaynaklarının Genelkurmay’dan olduğu yalanını ortaya atıyor. Bu da tipik bir istihbaratçı numarası. Fethullahçı Gladyo’nun çok sık başvurduğu bir tertip. ÖLEN 112 PKK LEŞİYLE ŞEHİT 15 ASKER SAYISINI TOPLAYIP
127 İNSAN ÖLDÜRÜLDÜ MANŞETİYLE TSK'YI SUÇLAYAN TARAF GAZETESİ
![]() TARAF'ın Yazarlarından Çongar KİMDİR? 1966 doğumlu Yasemin Çongar liseyi ABD’de bitirdi. Gazeteciliğe 1984’te ANKA Haber Ajansı’nda başladı. 1993 öncesi Cumhuriyet gazetesi, BBC televizyonu, Yeni Yüzyıl ve Milliyet gazetelerinde çalıştı. Uzun yıllar Milliyet’in Washington muhabiri ve köşe yazarı oldu. 1995’ten 2008 yılına dek Washington’da gazetecilik yapan Çongar, Agos gazetesine de söyleşiler yaptı. CNN Türk’ün Washington temsilciliğini de yapan Çongar’ın ABD’deki Georgetown Üniversitesi’nden Amerikan Etüdleri alanında master derecesi bulunuyor. Pentagon’da çalışan ve Yahudi olduğu öne sürülen ABD’li bir diplomat (CIA görevlisi) ile evlenen Çongar daha sonra eşini bırakıp Türkiye’ye geldi. TÜRKİYEDE AJAN BORSASIPOLİSTEKİ F TİPİ KADROLAŞMA
Kamuoyunda “Ergenokon” adıyla bilinen “operasyon” sürerken, Ankara’da Emniyet Genel Müdürlüğü çevrelerinde bir belge elden ele dolaştırılmıştır.Daktilo ile yazılmış, dört sayfalık bu imzasız belge, “Emniyetteki F Tipi Örgütlenmenin Etkin Elemanları” başlığını taşımaktadır.
Belgenin başında İstihbarat Dairesi yer alıyor; bu Dairenin %90’ının F. Gülen Cemaati’nin elinde olduğu belirtiliyor. Değerlendirme, Eğitim, Organize, Teknik, Personel, A,B, C, Şube Müdürlükleri, Tekop, İdari ve Mali İşler, Bilgi İşlem, Ankara, İstanbul ve İzmir İstihbarat Şube Müdürlüklerinin bu cemaatin kontrolü altında olduğu ifade ediliyor. Görev ve unvanlarıyla birlikte isimler sıralanıyor. Nitekim, Emniyet teşkilatı içindeki bu yasadışı örgütlenmenin hedefinin, TSK içinde tasfiyeler olduğu, basında da açıkça dile getirilmeye başlanmıştır. Daha dün, Taraf Gazetesi’nde, gelişmeler değerlendirilirken “Çetenin Görevdeki Uzantıları Tasfiye Edilir” başlığıyla; “Şimdiki Genelkurmay Başkanı Ağustos 2008’de emekli oluyor…Devlet herhalde Ergenekon çetesinin halen görevdeki uzantılarını emekli ederek onları da tasfiye edecektir” denilerek bu niyet açığa vurulmuştur. İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu da Nakşi olmasına karşın, Fethullahçıların Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki örgütlenmesini takviye etti. İçişleri Bakanlığı’nın bütün kritik mevkilerine Fethullahçılar egemen oldu. Fethullah Gülen, AKP'nin Fethullah tarikatına mensup Eskişehir Milletvekili Muharrem Tozçöken'in başında bulunduğu bir özel örgütlenme ile Emniyet'e hükmediyor. Tozçöken, milletvekili olmadan önce Emniyet Genel Müdür Yardımcısı idi.
Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklanan İşçi Partisi İşçi Partisi Genel Sekreteri Avukat Nusret Senem, Savcılığa yaptığı suç duyurusunda “ Emniyet’te Fethullahçı Örgütlenmenin Etkin Elemanları ” başlıklı 4 sayfalık liste sunmuş, Emniyet içinde yasadışı örgütlenme olduğuna dikkat çekmişti. Suçlamaya dayanak olarak sunulan 4 sayfalık listede Emniyet Genel Müdürlüğünde çeşitli kademelerde göreve yapan 57 personelin bu örgütün üyesi olduğu öne sürülmüştü. |
|
|